
Had I Not Seen the Sun, bir belgesel sinemacısının kamerayı sadece bir suçlunun yüzüne değil, kendi geçmişinin karanlık boşluklarına da çevirdiği, nefes kesici bir psikolojik gerilim. Film yapımcısı Zhou Pin-yu, ününü şirket yolsuzluklarını deşifre eden çarpıcı belgesellerle kazanmış, kontrollü ve metotlu bir isim. Fakat hapishanedeki ünlü bir seri katil olan Lin You-sheng’le yaptığı röportaj, onun hayatını geri dönülemeyecek biçimde raydan çıkarıyor. Lin, 1999–2005 arası işlenen ve kapatılmış görünen bir dizi cinayeti üstlenirken, olgulara dair “tek bir yanlış ayrıntı” veriyor: kurbanlardan birinin ayakkabısının bağcığı. Bu küçücük hata, Zhou’nun çocukluğundan gömülü bir anıyı—hastane koridorunda güneş lekeleri gibi dalgalanan ışıklar, bir sır kolyesi ve duyulmayan bir veda—yüzeye taşıyor.
Kısacası: Bir bölüm izleyip uyurum diye başlamayın; çünkü bu dizi, sizin karanlığınızı dikkatle ölçüp size tam dozda ışık veriyor. Ve o ışığa bir kez baktınız mı, geri dönüş yok. Benim notum: Güneş tutulması şiddetinde, akıl tutulması garanti.
0 Yorum (Popüler)
Lütfen yorumlarınızı saygı kuralları çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.
Giriş Yap